Kategoriler
Müslüman Entelektüelin Rolü
Dinlerin ideolojilerden farkı değiştirilemiyor olmalarıdır. Herhangi bir dine inanan insan o dinin gereklerini hayatına uygulamaya çalışmalıdır. Dini hayata göre değiştirme şansı bulunmamaktadır. İlahi kanunların uygulanmasında görüş farklılıkları olsa da ana hatlarıyla bir dini değiştirmek ya da uygulamalarından vazgeçmek mümkün değildir.
Müslüman entelektüellerin zamanın getirdiği problemlere çözüm ararlarken başvurdukları İslam kaynakları değişen dünyanın işlemesine yönelik olarak reforma tabi tutulmalı fakat bu reform İslam’ın çizdiği sınırların içinde kalmalıdır. Zaten dinin akaid, şeriat ve ibadet yönü hiçbir şekilde değiştirilemez. Müslüman entelektüelin asıl işlevi ekonomik ve sosyal yaşantının, uluslararası ilişkilerin vs. İslam’ın öngördüğü biçime evrilmesini sağlamak ya da bu konuda tezler öne sürerek uygulamanın önünü açmaktır.
Türkiye’yi baz alarak söylüyorum Müslüman entelektüellerin örneğin ekonomik hayat konusunda detaylı çalışmalarına rastlamak pek mümkün değil. Yapılan çalışmalar ya ortaya çıkarılmıyor ya da kitlelere ulaştırılamıyor. Neredeyse bütün tartışmalar fıkıh ilmi etrafında dönüyor. Neyin caiz olup olmadığı, davranışların İslam’a uygunluğu gibi konular, üzerlerinde çok konuşulmasından dolayı bıkkınlık vermiş durumda. Nadiren ortaya çıkan yeni bir meselenin tartışılmasında bir mahsur yok ama eskiden beri aynı konuların üzerinde tartışmalara girmek hiçbir fayda sağlamıyor.
Örneğin İslam’a göre hapishanelerin nasıl düzenlenmesi gerektiği konusunda bir çalışmaya rastlayamıyoruz. Çalışan hakları konusunda “işçiye teri kurumadan hakkını veriniz” hadisinin üzerine çıkarak tam olarak uygulamanın nasıl olacağı konusunda bir çalışma yok. Sigorta kanunu hakkında bir çalışma söz konusu değil. Nükleer enerji ya da nükleer silahların edinilmesi konusunda bildiğim kadarıyla Sezai Karakoç dışında fikir beyan eden kimse yok. Sağlık kurumlarının işleyişini belirleyecek bir çalışma söz konusu değil. Elbette ki İslam’ın tüm hayatın düzenlenmesi konusunda kuralları var. Ama bu kuralların uygulamaya nasıl konulacağı konusunda özellikle asri meseleler üzerinde detaylı çalışmalar var ise bile göz önünde değil.
İslam ile yönetilen/yönetilecek bir devlet içerisinde var olması zorunlu kurumların işleyişi en azından ana hatlarıyla ortaya konulmalı. Birebir insan hayatını ilgilendiren kurumlarda nasıl bir işleyişin sağlanacağı hâlâ bir muamma. Bu durum toplumlar üzerinde korkuya neden olabilmektedir. Nereye varacağı belli olmayan bir yola girilmesini beklemek mümkün değil. Her halükarda İslam’ı korku öğesi olarak gören insanları bir kenara koyarsak Müslüman ve kalbi olarak İslam’a uzak olmayan kişilerin İslam toplumu ve kurumlarının işleyişi konusunda bilgilendirilmeleri gerekiyor.
Müslüman entelektüellerin dini ilimler dışında çalışmalar yapmak için bir araya gelmesi, ekonomik ve sosyal hayatın düzenlenmesi konusunda fikir birliği içeren yayınların ortaya konulması ve gerektiğinde basın öğeleri kullanılarak geniş kitlelerin bilgi sahibi edilmesi gerekiyor. Bu hem İslam’ın doğru anlaşılmasını neden olacak hem de toplumların İslami uygulamalara kesin yargılarla bakmasıyla İslam devletine giden yolun açılmasına olanak sağlayacaktır. Bu elbette ki İslam toplumuna giden yolun ilk aşamasıdır.
Entelektüellerin asıl işlevi bundan sonra başlamaktadır. Ortaya konulan fikirlerin uygulama aşamasına geçmesi daha çok gayret ve fedakârlık istemektedir.
İslam toplumlarının geri çekilme/geriye gitme devri geçen yüzyılda kapandı. İlerleyişin tekrar sağlanmasında en önemli görev entelektüellerin. Yetişmiş insan gücünün daha çok yetişmiş insan gücü meydana getirmek için kullanılması, yeterli insan gücüne ulaşılmasının ve bu insanların dünyaya etki edecek denli donanımlı hale gelmesinin ardından yapılacak çalışmaların uygulamaya konulması için mücadele verilmesi ve bunun sonucunda da dünya düzeninin izin verdiği ölçüde değil dünya düzenine başat olacak fikri bir dönüşümün sağlanması ancak planlı ve disiplinli uzun soluklu bir çalışmanın eseri olabilir. Bölük pörçük ve kolektif bilinç ihtiva etmeyen çalışmaların yerinde sayan toplumlara fayda sağlamayacağı aşikâr.
- Mustafa Karasoy Yazıları
- Yorum yazmak için giriş yapın veya kayıt olun
Son Yorumlar
24 hafta 12 saat önce
24 hafta 5 gün önce
27 hafta 6 gün önce
27 hafta 6 gün önce
28 hafta 1 gün önce